erkek aksesuar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
erkek aksesuar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Kasım 2012 Çarşamba

BORSALİNO


       Hiç canlı görmediğim; fakat Türkiye'ye gelse keşke dediğim markalardan biri de Borsalino. Bu İtayan şapkacı kökleri 1857 yılına dayanan en eski şapkacılardan biri. Dünya modasına yön veren İtalyan kardeşlerimizden böyle bir markanın çıkmış olması şaşırtıcı değil. Keşke bizde böyle markalar çıkarabilsek değil mi?

      Son dönemde markaların şapka koleksiyonuna ağırlık vermesiyle, aslında uzun zamandır unutulan erkeklerin belki de ne önemli aksesuarı şapkalar yeniden sokaklarda sıklıkla görülür olmaya başladı. Zamanında anayasaya bile girmiş olan şapkalardan ne ara vazgeçtik bilmiyorum ve açıkçası bilmekte istemiyorum. Geri dönüyorlar ya bu bile beni mutlu etmeye yetiyor. Çünkü benim gözümde saat takmak neyse şapka takmakta o. Bir erkeğin kullanabileceği en karizmatik aksesuar. Tabi küçük şapkacıların hayatta kalması artık pek mümkün değil. HM gibi 5TL ye gayet şık şapkaların bulunabildiği bir ortamda ben pek gözümde canlandıramıyorum böyle bir olasılığı, ha ama umarım olur o ayrı. Bizim ülkemizde zenginler için kalite veya moda sadece markalardan ibaret olduğu için el yapımı şapkalara pek itibar etmeyeceklerdir. Bu durumda bize özgü bir kayıp malesef. Neyse biz üretemesek dahi bari üretenleri takdir edelim değil mi? Bu noktada devreye Borsalino giriyor eminim ki büyük marka toplama mağazalarında bu marka şapkalara rasltamak mümkündür; fakat ben hiç görmedim. İşin açıkçası italya'ya gittiğimde de göremedim Borsalino'yu çünkü aklıma alışveriş gelmedi. Bilmeyenler için sunmayı ve tanıtmayı bir borç bilirim. Gitmesem de, görmesem de o şapkacı hayalimdeki şapkacıdır. Tanıyın, farkında olun yeter.


D.N: Fotoğraflar Borsalino'nun kendi sitesinden alınmıştır.


14 Eylül 2012 Cuma

Yeni Bakış Yeni Gözlükler


       Bundan 21 yıl önce doktor gözlük takmam gerektiğini söylediğinde "dört göz olacağım" diye ağlamaya başladım. O saçma sapan an hala hafızamda. Çünkü çocukların yetişkinlerden daha acımasız olduğunun farkındaydım ve dört göz olmaktan çok bana dört göz diyecekleri için ağlıyordum. Aradan yıllar geçti ve gözlüğüm benim ayrılmaz bir parçam oldu, özetle zorunluluktan güzel bir aşk doğdu. Birbirimizden hiç ayrılmıyoruz. Hatta son zamanlarda  gözlük artık "cool" kabul edilen bir aksesuar. Sağlıklı olanlar bile numarasız cam olan gözlükler takmaya başladı bkz. Hipster. Peki gözlük ne zaman çirkin, ne zaman güzel kabul edilmeye başlandı? İnanın bu sorunun cevabını bende bilmiyorum. Eminim ki hala gözlüğü çirkin bulanlar vardır. Eminim ki hala kendisine dört göz denilince üzülen çocuklar da vardır; fakat ben artık onlardan biri değilim. Öncelikle resimlerini gördüğünüz   güzel şeylere çirkin demek bana göre vicdansızlık. Ve yine bana göre dört göz yoktur, yanlış seçim vardır. işi uzmanına bırakmak gerekirse
bu link seçimlerinizde yardımcı olacaktır ama bence en iyi gözlük gözlükçü de bulunur. Tabi paragöz,  her taktığın gözlüğe çok yakıştı diyen, elindeki modellerden 5 tanesini gösterip hepsi bu diyen, en pahalı olanı seçip bence bunu almalısınız diye ısrar eden, ilk önce değerinin üç katı fiyat söyleyip ısrar ettikçe fiyatı düşüren iğrenç gözlükçülerle uğraşmayı göze almanız gerek. Ben kendi beğendiklerimi seçtim , fotoğrafları bu yazının yakınlarında olmalı. Sizde ne istediğinizi bilirseniz, eminim gözlüğünüz sizin en sevdiğiniz aksesuarınız olacak. Ha bu arada en son aldığım gözlüğe ilk önce herkes iğrenç dedi; şimdi ise çok güzelmiş diyor. Unutmamak gerek güzellik daima değişen bir algı, en doğru kılavuz yine kendinizsiniz.


DN: Gözlükler gerçek hayatta değişiklik gösterebilir, aldanmayınız...